Çok güzel geçen üç gün. Güneşli, mutlu, dolu dolu, sıcacık... Burnumda kokusu, ellerimle elleri, kimi zaman da dudakları dudaklarımda... Son üç saate kadar geçen mutlu günler.. Şu son 3 saatse burukluğumu belli etmemeye çalışmakla geçti. Daha hasreti bitmeden bir yenisi eklendi üstüne... Her ne kadar "Gitme" dese de, her ne kadar gitmek istemesem de zorundaydım... Artık son saatlerdi, daha da dolu dolu yaşanmaya başlandı. Ellerimiz daha da kenetlenmişti, sanki bir kaç saat sonra ayrılacak olan eller onlar değilmiş gibi. Yanağının yumuşaklığını bir sonraki görüşmemize kadar unutmamak için daha da yakınlaştım, teninin sıcaklığını iyice hissedebilmek için ellerinden sımsıkı tuttum, daha sonra sımsıkı sarıldım ona..